3 Haziran 2015 Çarşamba

Eski Bir Kitap.

 Eski bir kitap açıldığında burnuna gelen o tanıdık koku. Okunmuş her sayfasında başka bir anı, yazılmış her cümlesinde başka bir tat. Yaprakları çevirirken geçmişe dokunmanın verdiği o tarifsiz his. Yaşanmışlığın yüzümüzde bıraktığı o mimikler. Kimi zaman bir tebessüm, kimi zaman pişmanlıktan geçmişe dalıp giden gözler, kimi zaman da tecrübenin verdiği o ağır sükunet. İçinde hayatın ta kendisi olan, her okuduğunda yaşanmışlığı iliklerine kadar hissettiren ve artık tozlu raflarda yerini almış “eski” bir kitap. Ancak bu kadar iyi anlatılabilirdin sen.

1 Mayıs 2015 Cuma

"Aşk" Tarifsizdir.

Aşk dediğin gurursuzdur. Bin kere gitsen de bin kere geri çağırır seni. Karşı konulmaz bir tutku. Sonu ölüm de olsa koşulacak bir yol. Belki kurtuluş belki de bir son. Bilinmeyen bir giz. Hasret kalınan bir yüz. Çözülemeyen bir soru. Anlaşılmaz bir şey. Sadece yaşanabilen bir his. "Aşk" tarifsizdir.

15 Nisan 2015 Çarşamba

Bir İlkbahar Akşamı.

Bir ilkbahar akşamı. Sen tam karşımdasın ve gidiyorsun ağır ağır. Tepeler yemyeşil. Sanki bana bir daha geleceğini müjdeliyorlar. Kuşlar uçuyor aramızdan ve sana doğru geliyorlar. Bakamıyorum sana. Gözlerim kızarıyor ardından yaşlar geliyor gözümden. Rüzgar esiyor yavaştan. Üşümeye başlıyorum. Gidişinin soğukluğu bu. Adım gibi biliyorum. Her gidişinde karanlık çöküyor, özlüyorum.

11 Nisan 2015 Cumartesi

Kadın, Erkek Eşit Değildir Hiç.

Kadın, erkek eşit değildir hiç.
Sen ve ben ki eşit değiliz.
Sende ben, yok denecek kadar azım.
Bende bir sen var ki sorma gitsin.

Kadın, erkek eşit değildir hiç.
Ellerinle ellerim bir olur mu tutarken.
Hiç senin gibi sevilir miyim.
Seni öpmek bir olur mu benle.

Kadın, erkek eşit değildir hiç.
Ben sallayarak yürürüm tespihimi.
Sen salına salına gidersin.
Tespihim bile düşer elimden.

Kadın, erkek eşit değildir hiç.
Sen ve ben ki hiç eşit değiliz.
Sen gidersin bensiz kalırsın.
Sen gidersin bensiz kalırım.

7 Nisan 2015 Salı

Aşk Beraberlik İşidir.

İçimizden geldiği gibi sevemediğimiz için oluyor belki de bütün olan kırgınlıklar. Sevmek için çabaladığımızdan oluyor. İçten geldiğinde sarıldığımız için değil, sarılsın da sevsin dediğimiz için oluyor. Sevmeyi bir his değil bir iş zannettiğimiz için oluyor. Sevmeyi de bilmiyoruz biz. Adam akıllı sevdaları anca filmlerde görüyoruz. Belki de ondan bir marifet sanıyoruz sevmeyi. Artistçe geliyor bize. Sevmenin, aşkın yürekten geldiğini unutuyoruz. Bir kazanç sayıyoruz aşkı en kötüsü de. Oysa ki kazananı olmaz hiçbir aşkın. Aşk beraberlik işidir.

1 Nisan 2015 Çarşamba

Gerçekten Sevmiş Miydin Beni ?

Gerçekten sevmiş miydin beni ? Elimi her tutuşun , bana her sarılışın yürekten miydi ? Seni seviyorum derken için titredi mi hiç ? Omzumda huzur bulmuş muydun ? Gerçekten hissedebilmiş miydin beni tüm kalbinle ? Yoksa yalan mıydı bütün yaşadıklarımız ? Ben o kadar çok hazırdım ki sana, seninle yaşamak için her gece dua ederdim. Sonra sen, bir hayalin henüz başında, ellerine, gözlerine, kokuna, sesine, nefesine tam da alışmışken bir anda çekip gittin. Sahi ya, gerçekten sevmiş miydin ?

31 Mart 2015 Salı

Anlatabildiklerim Kadar Değil Hissettiklerim.

Anlatabildiklerim kadar değil hissettiklerim. Birde anlatamadıklarım, yazamadıklarım, söyleyemediklerim var. Gönlümden dilime, kalem düşüremediklerim var. Bazen sevemediklerim var. Gücümün yetmediği, bittiğim, tükendiğim anlar var. Düştüklerim var birde kaybettiğim zamanlar. Elimden kayıp gidenler, tutamadıklarım var. Bütün bunlara rağmen vazgeçmedim ama. Vazgeçersem elimde son kalan umudumu da kaybederim. Her şeyi diri tutan hislerimi bana bağlayan umudumu. İnsan umudunu kaybederse işte o zaman biter. O yüzden her şeye rağmen bitmemek, yaşamak için benim hala umudum var.

30 Mart 2015 Pazartesi

Sevmek Sükunettir.

Sevmek sükunettir. Başkalarının söylediklerine kulak tıkamak, sevdiğini duymaktır. Sevmek ağırdır. Ellerini tuttuğunda huzur kaplar üstünü. Sakinleşir, ehlileşirsin. Geçmişin yükünü üzerinden atmaktır sevmek. Sevdin mi birini sadeleşirsin. Bir sen kalırsın bugüne, yarınlara bir de sevdiğin. Birini sevmek geçmişinden özür dilemektir sırf o’nsuz geçtiği için. Birini sevmek katilidir diğer herkesi sevmenin. Adam gibi sevmek kalanların sevgisini öldürmek ve bundan zerre pişman olmamaktır. Bir dileğim var gelecekten. Ne ben adamlığımdan olayım ne de sen beni pişman et. Bizden fazlasında gözüm yok.

29 Mart 2015 Pazar

Seveceksin Mesela.

Seveceksin mesela. Hiç beklemeden, ansızın, düşünmeden seveceksin. Sırf kaşındaki istiyor diye yemediğin bir yemeği seveceksin. Sırf karşındaki istiyor diye bilmediğin hatta korktuğun şeyleri yapacaksın. Sırf karşındaki istiyor diye birden çıkıp gideceksin mesela veya birden duracaksın koşuyorken. Yani bazı şeylere sebep aramayacaksın. Öyle güveneceksin ki sorgusuz yapacaksın karşındakinin istediğini. Sonunda üzüleceksin, mutlu olacaksın bilinmez. Ama denemezsen üzülen hep sen olacaksın. O yüzden seveceksin dostum. Daha önce hiç sevmemiş gibi seveceksin.

27 Mart 2015 Cuma

Ve Sen Hala Gelmiyorsun.

Akşam serinliği oturuyorum mahallemin bir köşesinde. Gökyüzü lacivert tek tük yıldızlar. Bir ağacın altında, sokak lambasından gelen ışığın dallarda kırılan gölgesindeyim. Birer birer geçiyor yoldan arabalar. Ben sessiz ve hissiz bir şekilde, usulca gelip önümden geçmeni bekliyorum. Karıncalar durmaksızın çalışıyorlar. Sinekler lambanın ışığında dönüp duruyor fütursuzca. Birden bir yıldız kayıyor. Seni diliyorum bütün gökyüzünden. Sen gelmiyorsun. Ne de kötü bir gece. Her şey yerli yerinde olup bitiyor ama sen gelmiyorsun. Anlamını yitiriyor birer birer olan biten ne varsa. Yokluğun bozuyor bütün büyüyü. Ve sen hala gelmiyorsun.

26 Mart 2015 Perşembe

Ben Bir Gönül İşçisiyim Zanaati Seni Sevmek Olan.

Ellerini tutarak yürümek varken bütün şehri, kokunu çekerek sarılmak varken sana, bütün şarkıları senin sesinden dinlemek varken, gözlerinin kahvesinde kaçıracağım uykular varken beraber olduğumuz bütün gecelerde ve dudaklarının ıslaklığını hissetmek varken tenimde. Gündüzüm, gecem, eşim, işim; var olduğun sürece sen olacakken bu dünyada. Ben bir gönül işçisiyim zanaatı seni sevmek olan. Her anı seninle yaşayan ve tek dileği bir ömrü seninle yaşamak olan bir gönül işçisi. Ve sen, kainatın sonuna kadar benim tek kanaatimsin. Sen benim sevmeyi sevişim, vazgeçemeyişim, dilimden dökülemeyen kelimelerimsin.

25 Mart 2015 Çarşamba

En Çokta Benden Gittin Sen.

En çok da benden gittin sen. Aramıza öyle uzak mesafeler girmişti ki, ne buradan cehennemin dibiyle anlatabilirdim bunu ne de gökyüzündeki yıldızlarla. Elimi uzatsam tutacak, sanki bir an dahi olsa saçlarını okşayacak gibiydim. Ama öyle gitmiştin ki benden, ne tutacak bir el bırakmıştın bana ne de okşayacak bir tutam saç. Doğru ya, azdan az giderdi bu dünyada çoktan çok. Artık nasıl sevdiysem seni, öyle çok gittin ki benden, ben bile bende bulamadım seni.

24 Mart 2015 Salı

Belki de Huzur Bir Şehri En Tepesinden Seyretmekten İbaret.

Belki de huzur bir şehri en tepesinden seyretmekten ibaret. Derin bir sessizlik içinde. Mavi bir gökyüzünde parıldayan yıldızlar. Ağır ağır gelen bir müzik. Loş bir ışığın altında bekleyen bir adam. Birkaç kuş cıvıltısı böcek sesleri. Çiçeklerin kokusu burnumun ucunda. Ve uzaktan gelip geçen arabalar. Kaygısız ve sessiz bir oturuş bütün şehrin telaşesinin üstünde. Bir dal sigaranın dumanı doluyor ciğerlerime. Ve sen varsın birde. Bu manzaranın içinde bu şehri anlamlandıran sen. Belki de bu huzur senin yüzünden.

23 Mart 2015 Pazartesi

Ben Gece Oluyorum Bütün Bu Olanlardan Sonra Sende Gün Doğumu.

Ben gece oluyorum bütün bu olanlardan sonra sende gün doğumu. Hüzün ben oluyorum efkar ben. Karanlık oluyorum hasret oluyorum burnumun direğinde. Yıldızlara bakıp yakılan sigaranın ucundaki kül oluyorum yana yana biten. Ben bitince sen geliyorsun ardımdan. Umut oluyorsun sil baştan bütün geceye inat. Hayat oluyorsun renk oluyorsun yaşama. Unutturuyorsun olanı biteni gelir gelmez. Başımın tacı oluyorsun zaman geçtikçe. Yakıyorsun en tepemden kalbimin ta en dibine kadar. Sonra bir ferahlık oluyor gönlümde. Günün en güzel vakitleri. Sen omzuma yaslanıp uykuya dalıyorsun yavaşça. Birden bir şeyler oluyor. Anlayamıyorum olanı biteni. Ellerimden kayıp düşüyorsun ansızın. Sonra aşk oluyorsun. Bana gelmiş oluyoruz. Sen yoksun. Yine gece.